Hüseyin Emre ile bir hayat kadının acıklı öyküsü.Öykü mü daha acıklı, türkü mü, bilemedim.
Hüseyin, Çorum’un Alaca ilçesinde varlıklı bir ailenin oğludur. Nermin ile Çorum’da kırk gün kırk gece süren bir düğünle evlenmişlerdir.Fakat, Hüseyin genelevde çalışan bir hayat kadınına sevdalıdır.Hüseyin bu sevdadan vazgeçmemektedir. Hüseyin’in ailesinin bu sevdadan haberleri olur. Baskı ve şiddetle hayat kadınını Çorum’dan uzaklaştırırlar.
Ve hayat kadını bu hasrete dayanamaz. Hüseyin’e bir şiir yazarak intihar eder.
Hüseyin bu acıya dayanamaz ve kendini alkole verir. Hapishaneye düşer. Görkemli, varlıklı hayat bir anda bitiverir. Çorum’dan Ankara’ya göç eder. Ve oğlu tarafından öldürülür.
Gayrı dayanamam ben bu hasrete
Ya beni de götür ya sen de gitme
Ateş-i aşkınla yakma çıramı
Ya beni de götür ya sen de gitme
Sen gidersen kendim berdar ederim
Bülbül gül dalına konmaz n’iderim
Elif kaddim büker kement ederim
Ya beni de götür ya sen de gitme
Yar sineme vurdun kızgın dağları
Viran koydun mor sümbüllü bağları
Hüseyin’im geçiyor gençlik çağları
Ya beni de götür ya sen de gitme